Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa arrow Sosyal ve Kültürel Yapı arrow Edirne Destanı
Edirne Destanı


Edirne Destanı


"Selimiye" derler, "Edirne" derler 
Tatlı bir gariplik duygusu gelir.

Kemerler, çeşmeler, minarelerle 
Bir eski eserler kamusu gelir. 
Minarelerden en tatlı ezanlar, 
Dallardan güvercin "hu hu" su gelir. 
Ayşekadın'a gül ve Yıldırım'a 
Üçşerefeli'nin kumrusu gelir. 
Şu Selimiye'dir, şu Muradiye 
Çinilerden sümbül kokusu gelir.

Karşına ya iki sedef çekmece, 
Ya iki mücevher kutusu gelir.

Vezirlerin iki tuğlusu gider,
Arkasından yedi tuğlusu gelir. 
Şurada aptes alır Hüdavendigâr: 
Yerden suyu, gökten havlusu gelir.

Dedeler adına "Meriç" demişler: 
Sınırdan bir ana kuzusu gelir. 
Arda'dan su içer turnalar, akşam.. 
Tunca'ya Tuna'nın kuğusu gelir. 
Bülbülada'sını görsen sanırsın 
Meriç'le Tunca'nın yavrusu gelir. 
Bir yelpaze açar vadi, çiçekten: 
Yurdumun şahane tavusu gelir. 
Kovanlar, bahçeler birbirlerinin, 
Ovada, kapu bir komşusu gelir. 
Kovanlar, bahçeler, bağlar üstüne 
Akşamın ya sisi, ya pusu gelir. 
Sular der ki: "Uyu, Edirne'm uyu!.."

Mahzun Edirne'nin uykusu gelir, 
Sazlardan nilüfer kokusu gelir.

Görünür yollarda bir başka yavru: 
Sana Edirne'nin ahusu gelir. 
Şimdi göğüslerin en haşarısı, 
Şimdi dudakların uslusu gelir, 
"İşte tenlerin en beyazı!.." derken 
Bakışların da en durusu gelir. 
Söyletebilirsen, konuşturursan

Ruha, sanki, bir dupduru su gelir, 
Saçlarından ıtır kokusu gelir.

Taşları kararmış bir yol ucunda 
Üçşerefeli'nin kapusu gelir. 
Şu yana dönersen Eski cami'nin 
Kesilmiş, biçilmiş avlusu gelir. 
Atınca üç adım daha ileri 
Bir serin kubbenin kuytusu gelir, 
Dünyanın en güzel minareleri

Ve kubbelerin en uslusu gelir: 
Türk'ün Trakya'da tapusu gelir.

Mihrabında bir teravi kılmaya
Denizler ardından yolcusu gelir.

Bilsen ki bağrında kanar bir yara. 
Yarasını sarmak arzusu gelir. 
Mahya olmak için Sultan Selim'e 
Göklerden yıldızlar ordusu gelir.

Kubbeler menekşe, şerefeler gül.. 
Mermerinden çiğdem kokusu gelir.

Yazık ki yıkılmış Karaağaç'tan 
Bugün artık ağıt kokusu gelir. 
Edirne'ye "Mahzun Edirne!" sözü
Şimdi sözlerin en doğrusu gelir. 
"Şu köprü köprümdür, geçeyim" dersen
Önüne yabanın namlusu gelir. 
Şimalde baçene çıkmak istersen

Yolunu bekliyen bir pusu gelir 
Ve hıyanetlerin kuyusu gelir.

"Nerdesin ey tarih?" dersen gözüne 
Serdengeçtilerin koşusu gelir. 
"Hani torunum?" der şehit ruhları;

Sana bir imtihan kaygusu gelir, 
Cevap verememek korkusu gelir.

Çık da yeri, göğü dinle Kıyık'ta: 
Tabyalardan hücum borusu gelir. 
Tüter, buram buram tüter topraklar,
Topraklardan barut kokusu gelir.

Doya doya doldur göğsünü yolcu: 
Genzine Arda'nın buğusu gelir. 
Silinir tepeler, silinir dağlar;

Filbe'si, Sofya'sı, Şumnu'su gelir 
Ve Kızanlık'tan gül kurusu gelir.

Şurda. "Sarayiçi" derer yoluna 
Dünyanın en güzel korusu gelir.
Şimdi ışıkların köpük gibisi, 
Şimdi gölgelerin koyusu gelir.

Kırkpınar'dır, birbirini tutmaya 
"Benim" diyenlerin pazusu gelir. 
Akar kalabalık, adaya kol kol... 
Yolcusu, izcisi, avcısı gelir.

Bekle akşamı ki, akşam dalların 
Bülbülü, ishakı, puhusu gelir. 
Doldurur rüyanı eski âlemler.. 
Şarap, altın taşlar dolusu gelir. 
Açma son sayfayı... ki yüreklere

En asîl intikam duygusu gelir 
Ve yeminlerin en kutlusu gelir.

Şu dalları yaprağından öpmeye 
Gökyüzünden saman uğrusu gelir.

Biz geldik, gideriz... Doğacaklara
Edirne'de doğmak arzusu gelir.

Arif Nihat ASYA

 

Ziyaretçi Defteri

Son Yazılan Mesaj
AHMET YILMAZ
Derneğimizin 21.01.2018 tarihinde yapıla
Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...

Üye Girişi

Üye Girişi

Atatürk Köşesi

Engel


SİTE TASARIM & PROGRAMLAMA - KDS | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Köy Dernek Sitesi - Köy Sitesi - Dernek Sitesi -  - Köy Dernek Web Sitesi - Köy Web Sitesi - Dernek Web Sitesi - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs Sitesi - Şahıs Web Sitesi