Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa arrow Sosyal ve Kültürel Yapı arrow Edirnekâri
Edirnekâri

Renklerle çiçeklerin ahenkli ve eşsiz dansı; Edirnekâri

Süslemenin emek istediği dönemlerde yapılan Edirnekari, teknik, özen ve yaratıcılık isteyen bir süsleme sanatıdır.



Edirnekâri ağaç işlerini üç gurupta toplayabiliriz

1 Oyma Eserler
2 Kakma eserler
3 Boya Bezekli eserler
Teknik yönden yapılan bu ayırımdan başka eserler kullanım alanlarına göre de gruplanabilir.

Dekoratif eserler

a-Tavan İşlemeleri
b-Yüklük ve köşe dolapları
c-Trabzan ayakları

Ev içinde eşya olarak kullanılan 

a-Sofra, sini altları
b-Kavukluklar
c-Yazı çekmeceleri ve sandıklar
d-Rahleler ve diğer eserler.

Eserlerin diğer özeliklerini de 5 maddede sıralayabiliriz.

1 Edirnekâri ağaç işlemelerinde geometrik motifler çok az kullanılmıştır.
2 Bir çok eserlerde barok tesir bazen kuvvetli olarak hissedilmektedir.
3 Genellikle lale, sümbül, karanfil, çiçek buketi, meyve gibi bitkisel motifler kullanılmakta, tali olarak geometrik (daire, kemer ve yıldız gibi) ve rumi kıvrımlara yer verilmektedir.
4 Boya bezekli eserlerde susen yeşili, mor, sarısı, safran hindiba esmeri ve kahve esmeri gibi nebati boyalar kullanılmıştır.
5 Ağaç cinslerinden ceviz, dut, meşe, kestane, şimşir, ıhlamur tercih edilmiştir.

OYMA ESERLER 

Sini sofra altları

Tamamen Edirne'ye has bir teknikle çok köşeli olarak yapılan bu eserlerin bir altlık veya kaide olarak yapıldıkları için üst kısımları düz ve tezyinatsızdır. Oyma suretiyle işlenen yan cephelerinde muayyen bir kompozisyon her iki köşe arasında tekrar eder. Köşelerde uzun ve ucu kıvrık bir palmet çok güzel bir ayak süsü teşkil eder. Bu şekil doğrudan doğruya bir yabancı tesir olarak kabul edilebilir.

Ancak diğer motifler bilhassa üstteki kubbe veya kemer motifi doğrudan doğruya yerli olup Edırnede sevilen bir motiftir. Türk mimarisinde bu tip motiflerle bezeli tezyinata çok raslanır.

Kavukluklar 

Daha ziyade rokoko işlemelerle süslü bulunan Edirne işi kavukluklar zemini yeşil ve kabartmaları altın yaldızla boyanmaktadır. Rokoko kıvrımlar arasında yer yer yüksek kabartma olarak işlenmiş çiçek rozetler bulunur. Ortada küçük ve yuvarlak bir çerçeve içersinde "Ya Maşallah" ibaresi bulunmaktadır, istanbul ve Anadoluda bu kavukluklara benzer örnekler görülmesi ya çeşitli sebeblerle Edirne'den alındığını veya Edirnekâri kavukluklara benzetilmek istendiğini İfade eder. Bu kavukluklarda renkler ve boyalar tamamen orijinaldir.

Tavan İşlemeleri

Edirne evlerinde çok kullanılan tavan tezyinatı bilhassa 19. yy'ın başlarında Rokoko kıvrımlar ve barok süslerle daha da geliştirilmiştir. Ancak, yalnız yerli motifleri havir örnek bulunamamıştır. Bitkisel Edirne boyalarıyla boyanan bu tavan işlemelerinin gülçeleri bilhassa dikkate değer.

Trabzan Ayakları 

Edirnekâri ağaç işlemeciliğinin en güzel örneklerinden olan bu eserler oyma bitkisel motiflerle süslü ve boyalıdır. Ayaklar helezoni ve silindiriktir. Üzerlerinde yüksek ve alçak kabartma olarak tezyinat işlenmiştir. Ayakların dip tarafında muhtemel ayak darbeleri için düz bir süpürgelik bırakılmıştır. Bunun üzerinde dolama da tabir edilen sarmaşık motifler işlenmekte ve rokoko kıvrımlara raslanmamaktadır.

Bu kabartma motifler klasik Türk sanat eserlerinden olan cami kapıları ve rahleler üzerine yapılan girifit bitkisel motiflerin bir halk sanatkarı elinde aldığı şekil olarak gösterilebilir.

KAKMA ESERLER

Sedef kakma olarak yapılmış eserlerimiz bulunmasına rağmen gerek müzede ve gerekse Edirne ev ve camilerinde Edirne'yi temsil edebilecek tipik eserlere rastlanmamaktadır. Diğer sanat dallarında bu kadar ilerlemiş bir merkezde bu çeşidin gelişememiş olması iddia edilemez ancak Edirnekâri kakma eserlerin çeşitli sebeblerle başka yerlere gitmiş olması ihtimali kuvvetlidir.

BOYA BEZEKLİ ESERLER 

Yüklük ve köşe dolapları 

Türkiyenin bir çok bölgelerinde son zamanlara kadar kullanılan bu ev içi mefruşatı Edirne'de özel bir mevkiye ve üstünlüğe sahiptir. Edirne'de yüklük, köşe dolabı, pencere pervazları ve divan olarak kullanılan kanepeler bir manzume olarak ele alınmakta ve en güzel motifler en güzel boyalarla işlenmektedir. Bu ağaç eserlerin İstanbul ve diğer şehirlerde daha az tezyinatlı olanlarına rastlanır. Ancak aradaki gerek form ve gerekse renk ve motif ayrılıkları hemen dikkati çeker. Edirne evlerinin köşklü odalarına ve odanın kapı karşısındaki pencereli duvarına monte edilen bu manzume için odaların planı özel olarak yapılır veya değiştirilir. Duvar üzerinde açılacak İki pencere arasına yüklük gelmeli ve bu yüklük duvarın her iki köşesine pencere pervazları ve pencere Önündeki oyma kanepelerle bağlanmalıdır. Bu bağlantı köşelerde bulunan köşe dolaplarına istinat ettirilir. Eserler için kullanılan boyalar tamamen yerli ve Edirne'de sevilen tutulan renklerden seçilmekte (Açık yeşil, kirli sarı, mavi gibi) ve pencere pervazları (perde gibi işlenir) ile köşe dolaplarının köşelerinde oyma işlemeler bulunmaktadır. Motif olarak tamamen karışık motifler (geometrik, bitkisel) kullanılmıştır. Edirne'de bol bol kullanılan Rokoko süslerin bu eserlerde görülmemesi parçaların 19. yy'dan daha önceye ait olduğunu ifade etmektedir. 

Yazı çekmeceleri

Büyük üne sahip Edirne işi yazı çekmeceleri zarafet ve boyalarıyle dikkati çeker. Genellikle kapak üstü ve içi, yanları çeşitli bitkisel motiflerle süslenmekte ve bu süsler doğrudan doğruya müstakil bir üslupla doğup devam etmektedir. Kapakların üzeri bazen madeni parçalarla tezyin edilmektedir. Kapak içinde ise devrin tuğrası kullanılmaktadır. Tuğralar bir elips çerçeve içerisinde sanatkarane bir tarzda işlenerek yazı takımı veya çekmecesinin hat sanatıyla ilgisi en güzel bir şekilde belirtilmiş olur.

Boya ile yapılan tezyinata gelince, bunlar ince bir tarzda işlenerek satıh ve köşeler değişen kompozisyonlarla süslenmiştir. Şüphesiz bazen göze hoş görünmeyen ve bütün sahayı mutlaka kaba figürlerle doldurmayı gaye edinen bazı sanatkarlar ve bu tip eserleri vardır. Ancak elde mevcut çekmecelerin çoğunluğu bunun aksine büyük sanat değeri taşır, öyle ki Edirne devrinin en güzel yazı çekmecelerini ihraç ederek Edirnekâri yazı çekmeceleri adıyla bir üne sahip olmuştur. Çekmecelerin iç kısımlarında kağıt, hokka takımı, makas, makta gibi yazı takımlarını koymak için özel yuvalar ve bölmeler yapılmıştır.


Edirnekârilerin Motif Özellikleri

Osmanlıların 15.yy' dan itibaren uyguladığı bu teknik ilk kez Edirne'de yoğun olarak uygulanıp İstanbul, Bursa, Diyarbakır, Erzurum gibi Anadolu kentlerine buradan yayıldığı için bu isimle anılmaktadır. Kapı, dolap kapağı, pencere kepengi gibi ahşap yapı elemanlarında oyma, kakma boyama tekniklerinin tek tek veya bir iki tekniğin bir arada uygulandığı görülen Edirnekâriler'de önceleri geleneksel hatai ve penç motifleri son zamanlarda da barok ve rokoko desenleri olarak kullanılmıştır.

Cilt kapaklarında Edirnekâri motif ve boyamaların kullanılmasının İranlı ustalar eliyle Osmanlı ülkesine girdiği sanılmaktadır. Saray nakkaşlığı ve tezhipçiliğine dayalı bir bezeme tekniği olmakla beraber yer yer halk sanatına yaklaşan daha serbest uygulanmış örnekleri de mevcuttur.Cilt kapaklarından başka çekmece, Sultan III. Murat dönemi ciltleridir. Yusuf Mısri, Ali El Üsküdari, Mustafa Nakşi bilinen Edirnekâri lake çalışmış cilt ve tezhip ustalarıdır. Ayrıca Hacı Ömer, Haşim Dede, Hacı İbrahim, Mehmed Vehbi, Şahzuvar zade Derviş, Ali Ül Nakşibeni-Er Rakım gibi isimlere de rastlamaktayız.

Edirne'de diğer yerlerde olmayan bir özellikte ahralı ve mühreli beyaz kağıtlarla kalın ve ince defter yapılıp bunların çiçek dalları veya buketleri ile süslenip memleketin her yerine ihraç edilmesidir, bunların kaplanma da el ile stilize çiçek resimleri, vazolu veya vazosuz çiçek buketleri yapılmaktaydı. Zamanında bu işle Edirne de pek çok ailenin geçimini temin ettiğini kaynaklardan öğrenmekteyiz. 

17.yy' dan kalma sade, zarif ve mükemmel bezenmiş örnekler olan elliden fazla eser günümüze gelebilmiş; müzelerin koruması altına alınmışlardır. l5.yy' a kadar stilize olan bitkisel süsleme 16 ve 17.yy' lar da giderek yoğunlaşan bir natüralizm sonucunda kendine özgü bir karakter kazandı. 18. yy' dan itibaren ise batı etkisi kendini gösterdi. Barok, Rokoko, Ampir üslûpları çiçek süslemelerini de etkisine aldı. Bu etki ile Türk sanatında şüküfe tarzı adını alan natürmort anlayışa bürünen bir çiçek süslemesi oluştu. Topkapı Sarayı harem kısmında bulunan Sultan III. Ahmet’in yemiş sofası süslemeleri ile Ali Üsküdari resim ve lakelerini bu üslubun en güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

Edirnekâri motifler natüralist anlayışta yapılmış gül, lale, sümbül, şakayık, hanımeli, nergis, karanfil gibi çiçekler olup bunların yanı sıra bazen tabak içinde meyve kompozisyonları da yer alır.

17.yy da, yani erken dönem Edirnekâri motiflerde çiçekler daha çok tek başına basit buketler veya stilize çiçekli dallardan oluşur. 18.yy da ise motifler buketlere dönüşmüş çeşitli çiçekler vazo içinde veya sapından kurdele ile bağlı buketler halinde işlenmiştir. Geç dönem Edirnekari motifler 18.yy sonu ve 19.yy içine alır. Bu dönemden başlayarak Edirnekâri 'nin tüm Anadolu da yaygın hale geldiğini, Barok, Rokoko ve Ampir motiflerle karıştığını görmekteyiz. Sadelikleri ve zarafetleri gitgide kaybolmuştur.

Edirnekârilerin Yapım Tekniği

İlk olarak motiflerin işleneceği eser usta tarafından tezyinatsız olarak hazırlanır.

Örneğin; eser yüklük kapağı veya ahşap çekmece ise marangoz tarafından, cilt kapağı ise mücellit tarafından hazırlanır. Eserin süslenecek yüzeylerine nisadır ve üstübeç karışımı bir astar çekilir. Daha sonra eser fonu oluşturacak renge boyanır. Krem, bej, yeşil, açık pembe gibi. Bu boyalar erken dönemde kök boyalardır. Geç devirde ise yağlı boyalar kullanılmıştır. Bu işlemden sonra fon boyasının üzerine süslemeler yapılmaya başlanır, önce motiflerin konturları çizilir. Daha sonra renklendirilirler. Nakışlar kuruduktan sonra son aşama olarak eserin üzerine lak adını verdiğimiz gomalak cila ince katlar halinde sürülerek boyalar korumaya alınır.

Tak ya da gomalak, Lak böceğinin reçinemsi salgısıdır. Başta Hindistan, Tayland ve Birmanya olmak üzere Güney Doğu Asya'nın hemen her yerinde yaygın olarak Akasya ve Sabun Ağacının genç dallarında yaşar. Lak sözcüğü Farsça ve Hintçe'de yüzbin anlamına gelen ve lak üretmek için gerekli böcek sayısının çokluğunu belirten sözcükten kaynaklanır. 1 kg gomalak yaklaşık 32-200 000 böcekten çıkarılır. En iyi ürün ince dallar üzerinde biriken lakın Haziran ve Kasım ayları arasında toplanması ile sağlanır. Sıcak su ya da sodyum karbonat çözeltisi ile öğütülüp bir dizi işlemler sonunda gomalak elde edilir. Bu organik vernik uzun yıllar boyaların ve eserlerin korunmasını sağlamıştır.

Edirnekâriler yüzyıllardır süren yağmalamanın, ilgisizliğin ve bilgisizliğin kurbanı olmuşlarsa da 18.-19. yy' a ait değerli bir kaç parça Edirne Müzesi'nde sergilenmektedir. Kalem kutuları, yazı çekmeceleri, saraf çekmeceleri, saatlikler, kavukluklar ve kitap kapları gibi bazıları da Topkapı Sarayı Müzesi ile İslam eserleri müzelerinde sergilenmektedir.

Müzelerde özel koleksiyonlarda özenle korunanlar dışındaki Edirnekâriler diğer kültür mirasımız gibi hızla yok olmakta, unutulmaktadırlar.



 

Ziyaretçi Defteri

Son Yazılan Mesaj
AHMET YILMAZ
Derneğimizin 21.01.2018 tarihinde yapıla
Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...

Üye Girişi

Üye Girişi

Atatürk Köşesi

Engel


SİTE TASARIM & PROGRAMLAMA - KDS | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Köy Dernek Sitesi - Köy Sitesi - Dernek Sitesi -  - Köy Dernek Web Sitesi - Köy Web Sitesi - Dernek Web Sitesi - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs Sitesi - Şahıs Web Sitesi